Chiari malformasyonu, beyincik dokusunun normalde bulunması gereken arka çukur bölgesinden aşağı doğru uzanarak omurilik kanalına doğru yer değiştirmesiyle ortaya çıkan yapısal bir anomalidir. Bu durum beyin omurilik sıvısının (BOS) akışını engelleyebilir ve zamanla baş ağrısı, denge sorunları, kas güçsüzlüğü veya uyuşma gibi çeşitli nörolojik belirtilere yol açabilir.
Chiari malformasyonu doğuştan olabileceği gibi hayatın ilerleyen dönemlerinde omurga veya beyin hacminde değişikliklere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. İzmir Şehir Hastanesi’nde görev yapan Op. Dr. Umut Tan Sevgi, Chiari malformasyonunun tanı ve tedavisinde modern cerrahi teknikler, görüntüleme yöntemleri ve multidisipliner yaklaşım ile hastalara kapsamlı değerlendirme sunmaktadır.
Chiari malformasyonu, beynin arka kısmında yer alan beyincik tonsillerinin normalden aşağıda, omurilik kanalına doğru sarkmasıyla meydana gelir. Bu durum genellikle arka kafa çukurunun yapısal olarak dar olması sonucu ortaya çıkar. Beyincik dokusu aşağı doğru itildiğinde, beyin omurilik sıvısının dolaşımı engellenebilir.
Bu bozukluk en sık “Chiari Tip 1” olarak karşımıza çıkar. Tip 1’de beyincik tonsilleri foramen magnum adı verilen kafa tabanı açıklığından 5 mm veya daha fazla aşağı doğru sarkar.
Bu hizmet sayfasında özellikle erişkinlerde en sık görülen **Chiari Tip 1 malformasyonu** ele alınmaktadır.
Belirtiler hastadan hastaya farklılık gösterebilir ve her Chiari malformasyonunda belirti görülmeyebilir. Ancak şikâyetler ortaya çıktığında yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir:
Çocuklarda ise kusma, gelişimsel gerilik ve dengesizlik gibi bulgular ortaya çıkabilir.
Chiari malformasyonunun önemli bir kısmında siringomyeli adı verilen omurilik içinde sıvı dolu bir kist oluşabilir. Bu durum uzun vadede kol ve bacaklarda güç kaybı, hassasiyet kaybı, uyuşma gibi nörolojik sorunlara yol açabilir. Bu nedenle Chiari malformasyonu yalnızca bir anatomik anomali değil, aynı zamanda ilerleyici nörolojik tablo oluşturabilecek bir durumdur.
Tanı çoğunlukla görüntüleme yöntemleri ile konulur. Kullanılan başlıca yöntemler:
Bu değerlendirmeler, cerrahi gerekliliğin belirlenmesinde büyük önem taşır.
Her Chiari malformasyonu cerrahi gerektirmez. Tedavi yaklaşımı hastanın şikâyetlerine, siringomyeli varlığına, BOS akımının engellenme derecesine ve nörolojik muayene bulgularına göre belirlenir.
Cerrahi tedavi, BOS akımının normalleştirilmesi ve beyincik üzerindeki baskının azaltılması amacıyla yapılır. En sık kullanılan yöntem:
Bu ameliyatın amacı:
Cerrahi sırasında kafatasının arka kısmında küçük bir pencere açılır ve dural gevşetme işlemi uygulanabilir. Bu modern mikrocerrahi teknikle yapılan güvenli bir işlemdir.
Cerrahi sonrası iyileşme süreci hastaya göre değişmekle birlikte genellikle birkaç gün hastanede takip gerekir. BOS akımı normale döndüğü için birçok hastada baş ağrıları azalır ve nörolojik bulgular zamanla düzelmeye başlar.
özellikle nörolojik bulguları olan hastalarda iyileşme sürecinin önemli parçalarıdır.
Hastalık çoğu zaman doğuştan gelir, ancak yaşam boyu semptom vermeyebilir. Semptomlar genellikle ergenlik veya yetişkin dönemde ortaya çıkar. Bunun yanında omurga eğrilikleri (skolyoz), beyin omurilik sıvısı basınç değişiklikleri veya kafa travmaları da belirtilerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir.
Op. Dr. Umut Tan Sevgi, İzmir Şehir Hastanesi’nde Chiari malformasyonu ve siringomyeli hastalarının tanı ve tedavisinde güncel nöroşirürji yaklaşımları kullanmaktadır. Tedavi süreci, hastanın klinik bulguları ve görüntüleme sonuçları doğrultusunda bireysel olarak planlanır.